mahçubiyetin ve gönenin, kıvancın şekilsiz hali; anın efendisi

UZUN SÜREDİR NEFES ALAMIYORDUM

Hani anlık nefesimiz kesilir ya

 

bazen sevinçten

 

bazen kederden

 

bazen heyecandan

 

veya ne bilim istediğiniz kadar türetebilirsiniz

 

ama bunu herkes yaşamıştır 1 kez bile olsa

 

 

işte bende bunun gibi bişi yaşadım

 

uzun süre nefes alamadım

 

çıkmazlarım seçeneklerimdi

 

yollarım anlamını yitirmiş

 

aslımı kaybetmiş

 

aklım düşünmeyi ve düşlemeyi ertelemişti

 

kalp atışlarımı duyamıyordum sessiz ve o karanlık diyarda

 

korkuytucuydu...

 

ürkütücüydü...

 

ama ordan cıkmak istemiyordum.

 

neyse öle veya böle döndük işte

 

içtenliğimle.

 

 şimdi nefes almanın değerini biliyorken

 

bu anın tadını çıkarmak boynumun borcu.

 

ellerimin terleyişi hiç bukadar güzel gelmemişti

 

içtiğim şarabın tadı hiç bu kadar hoş olmamıştı

 

ve düşler

 

hiç bir cümlenin uzunluğu yeterli gelmez onlardan aldığım keyfi anlatmaya.

 

 

slm dostlar ben geldim.

 

 

 

 

 

                                                              : D

 

 

 

 

 

 

 

22:14 - 4/9/2006 - yorum {7} - yorum yaz

KORKU

korkuyorsunuz...

hepiniz korkuyorsunuz

kiminiz tanrıdan

kiminiz atasından

kiminiz karanlıktan

kiminizde

aynadaki surattan.


ama biz olmadan onlar olmazdı

onlar olmadanda biz biz olamazdık

korkularınızdan daha korkak hale geldiniz

sebeb-siz 

neden-siz

düş evine gir ve saklan

ne kadar kaçabilirsin merakını yen

delirmek üzeresin

geriye sayım çoktan başladı bile.




03:07 - 14/3/2006 - yorum {2} - yorum yaz

desteksiz

bitişler

 

başlangıçlar

 

zamansız haykırışlar

 

anlamıyorum artık

 

anlam katamıyorum

 

mil çekilmiş duyularıma

 

 

 

HİÇ BİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMUYOR...

 

OLAMAZDA...............................................

 

 

 

biliyorum ama

 

bi çıkış yolu var

 

benden saklanmış

 

geri  kalan

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

gözlerimi açmaya korkuyorum

 

gerçi merak ediyorum

 

kim yada kimler daha iğrenç diye

 

keşke bi bilgisayar oyununda olsam

 

elimde bi pompalı tüfekle cevremdeki tün insana benzeyen bu yaratıkların

 

bağırsaklarını dışarı döksem

 

nihahahaaaaaaaaa....

 

evet evet

işte buuu

 

şimdi gidip dinlenmeliyim

 

bliyorum blogum ;

uzun zamandır sahipsiz bıraktım seni ama biraz rahatsızdım :((((

 

telafi edicem söz..

ama kendimi toplamam gerek

bana müsade

 

04:23 - 6/3/2006 - yorum {1} - yorum yaz

zaman nın değeri

tekrar kanıtladı bana

 

değerini zaman

 

biyolojimin yenik düştüğü

 

depresif ataklaklarımın

 

en ii savaşcılar olduğunu

 

çaresizliğimde

 

yarım kalan rüyamı görme çabalarımın

 

yorgunluğumun arkasında

 

gece dinlediğim seslerin ardında

 

karanlıkta

 

gerçek ve hayal.

 

kaçıp giden bir hayal.

 

yine lanetlerle anıyorum isimleri

 

ve yine her duamın ardından

 

küfürleniyor hecelerim.

 

arayış içerisindeyim

 

dibini gördüm

 

kara kuyunun

 

suyundan içtim

 

 

 

 

 

ben eskiden çok neşeliydim....

 

 

00:51 - 22/2/2006 - yorum {yok} - yorum yaz

tepkimedir hayatın kendisi

göz damlası düştü koca okyanusa

 

sesizdi çığlıklarım aslında

 

geriye ne kaldı diye düşünürken

 

geleceğimden oldum

 

müzüsyen ruhum

 

kaldırım taşlarından daha hareketsizdi aslında

 

anlatmak istediği çok şey vardı

 

ama yaşadıkları yetti aslında

 

derin bir sızı

 

oldu karabasan.

 

doğurdu yetkisiz acıları.

 

karanlık bir odann ortasındaki

 

tahta sandalye

 

tahta kuruları yaşamla ölüm arasında ki o ince çizgide

 

aldığım alkolun etkisiyle

 

hayal gücüm döndü yürek diline

 

sıralamalar yetmedi bin sendelememe.

 

sunuşum acı soslu biraz

 

afedersiniz

 

beğenmeyenler ;

 

kıçımı öpersiniz

 

renklerin ahengi kandırdı bizi

 

biz miydik kanan yoksa

 

kandıranmıydık kahpece can alan

 

kılı kır yardık ince ince eledik

 

süzekten geçen tek şey

 

 okyanusa akan göz damlalarıydı.

 

aslında hayat hikayem çok farklıydı.                                                                                              :(

 

 

geri dönüşleri olmayan kararlar

 

bizi birbirimizden ayıran o ayrılmaz saflar

 

hepsi şeytanın bir oyunumydu

 

yoksa şeytan bizden daha masummuydu

 

suçlanan hep cellat olurdu

 

kimse bilmezmiydi emri verenin aynadaki olduğunu.

 

istediğiniz kadar hızlı koşun

 

 varabileceğin en uzak nokta şu an ki noktanınz

 

merak etmeyin küreden çıkamazsınız

 

işte böyle kalori harcarsınız

 

örümcek ağları doldurmuş beyinleri

 

fikirler belden aşağı

 

aşağılık kompleksleri

 

donsuz gezen donkişot

 

eşşeğine ters oturtulmalı

 

sonrada

 

omur iliğinden kazığa oturtulmalı

 

hayaller bitti

 

hikayeler

 

yandı

 

düşler

 

düştü kırıldı

 

bir ben kaldım.

 

bir den kaldım.

 

ansız

 

zamansız

 

hatasız

 

ama

 

son son dur

 

ne kadar yeni başlangıçları çağrıştırsada

 

sonum sondur

 

evrenin sonu

 

ağızlara layık

 

çifte kavrulmuş

 

kimse hayır diyemiyor ona

 

sonu yaşayanlara sorun inanmazsanız bana

 

kopyalanan izler

 

hepside bizi seyreyler

 

kapanış konuşmasını

 

bizden başka kimse cesaret edemez

 

 

 

 

 

 

 

 

geri dönücemmmmmmmmm......

 

02:38 - 13/2/2006 - yorum {yok} - yorum yaz

devam ettim...

yudum yudum içtim

 

güzelliği

 

tarifsizdi

 

enselendim kendime

 

sonraki ikna yeteneğim

 

eski bir anıt gibi

 

dolu dizgin

 

temsili ağır kütlesinden

 

seslendim

 

işitilmedim

 

gereklerim

 

gereksizliğim-di

 

hayattım

 

belirsizliğimdi.

 

 

 

seyircileri izledim

 

izlenilesi şey yerine

 

en azından daha gerçekçiydi

 

tabi ki göreceliydi

 

alın yazım mıydı neydi

 

bi ben okuyamadım o yazıyı

 

silinmişmiydi neydi

 

sözleşme tarihim

 

hala yeniydi.

.

.

.

.

sanırsam artık kendimi çok güzel kandırıyorum

çünkü kandırılmam gerektiğini düşünüyorum.

bakışlarımızdaki bütün açılarımız ,

çeveremizdeki hareket halinde olan varlıklara endeksli

hiç farkettiniz mi?

galiba deliyim... :( 

 

 

hakaten yaa :)

 

 

 

 

 

 

 

 

anlıyorum şimdi

 

çok büyük bir arayış içerisindeyim

02:54 - 9/2/2006 - yorum {1} - yorum yaz

parçalandım...

kar taneleri

doğadaki en kırılgan şeylerdir

ama

bir araya geldiklerinde bakın

 neler yapabiliyorlar.

20:54 - 4/2/2006 - yorum {4} - yorum yaz

kabus denemeleri

 

belli belirsizdi

 

anlamını yitirmiş anıların can çekişmesiydi

 

gerekli olan malzemeler

bir neşter bir iğne ve bir iplik

 

kesip almalıydım onları bilinç altından

kökleri uzamadan

 

daha fazla uzatmadan

merakıma yenik düşüm

 yatağıma dönüyorum

 

kabuslarım açın koynunuzu

 ben geliyorum

:p

03:36 - 4/2/2006 - yorum {3} - yorum yaz

kişilik bilmem neyim no:2

 

çığlık dakilarım geldi çaldıkapımı

kimo diye sorma fırsatım  olmadı

çünkü geleni sen sandım

açtım

düşünce odalarımın baş köşesine kuruldu

 

karanlığın en koyu olduğu noktaya

 

kovamadım bu sefer

 

hazırlıklı gelmiş gibiydi

kaybedişlerimide yanına almıştı

 

çok korktum

 

sanki hala bir cocuktum

 

 

saçlarımı okşadı

 

benimle oyunlar oynadı

 

o eğlendi

 

ben ağladım

 

ben ağladıkca

 

o eylendi.

 

billur sesli bir yalvarıştı

 

netti ve teklemedi

 

özümden geldi

 

gözlerimden gelen tuzla beraber.

 

kim beni bu hale getirdi

benim halimi benden başkası bilmezdi

 

benim deniz kabuklarım vardı

içinde okyanusları yaşattığım

 

huzur um vardı

kimselere anlatmadığım

şimdi

ayyakkabımın tabanındaki çamurlarım var

 

ama

 

onlardan benim

sadece benim

 

yarın suyla akıp gidecek olan çamur parçalarım

 

onlarda gelip geçicek

herkes ve herşey gibi

ama onlar da bi iz bırakıcak

 

canım yanıyor

artık

gücüm kalmadı

dizlerimin üstüne çöktüm

ve birdaha ayağa kalkamayacağı biliyorum

denemlerim

boşa

benliğimi fethetmiş

başarısızlıklarım

yılmışım artık

 

bıraktım  beni

ben burda dizlerimin üstünde can çekişmek istiyorum

korkucak ne kaldı geriye şimdi

 

bir kaç notadan ibaret eksik bir ezgi

 

akbabalar üşüşmüş başıma

 

son nefesimi bekliyor

 

bekleticem onları

 

 

düşlerimde çürüdüm çünkü yaşamayı seçtim,

 

 yaşatmayı değil

 

elimden geleni sadece bumu benim

 

ben bundan ibaretmiyim

 

gözlerimin önünden geçen kısa bir film fragmanı

 

ben bu filmi izlemiştim diyen arka koltuktaki ses

 

can almak istemişim

 

can vermek isterken

 

yeteeeeeeeeerrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr..

 

inançlarım

 

öfkelerim

kahroluşlarım

 

ağlamalarım

 

bağırmalarım

 

dışa vurumlarım

 

gerekliliğim

 

tövbelerim

 

kesiklerim

 

boğazımdaki düğümlenmeler ve yutkunmalarım

 

baş kaldırışlarım

 

alaycı tavrım

 

kandırılışlarım

 

savruluşlarım

 

kırmızıda geçip yeşilde durmalarım

 

yamuk doğrularım

 

itaatkarlığım

 

bencilliğim

 

biçimsizliğim

 

misafirliğim

 

gereksizliğim

 

lanetliliğim

 

cehaletim

 

bensizliğim

 

zamansızlığım

 

kadersizliğim

 

densizliğim

 

sebepsizliğim...

...

...

...

...

...

 

Artık

 

nedensizim.

 

dayak yedim bu hayattan

beni bi temiz benzett

 

cebipdeki yıldızlar

 

yanağımdaki gökyüzü soğukluğu

 

pişmanlığım

artık pişmanım

 

neye , niye veya nedeni önemli değil

artık pişmanım

hala gidecek gücüm varken gitmediğim için

 

hala bu sandalyede oturmus

aptal aptal bişiler yazdığım için

 

müzik ruhuma işledi artık

 

yüreğim doldu taştı

 

kaldırmıyor belli

 

kendime olan uzaklığımı ölçemiyorum artık

 

 artışlarım hep azalışlarıma eşit

 

kendimi kovalamaktan nezaman vaz gecicem bilmiyorum

 

ruhumun en dipteki en kuytu köşesindeki

 

lekeli ve kayıp maskem

 

dillendim

 

durdu durdu

yürek 

yetti suskunluğu

 

bir çizgi çizdi kendine bunu izle dedi

 

emretti.

 

neydi derdi

 

benden bile gizlediği

 

kapılarımın hepsini açtıp

 

pencereleride

 

içeriye temiz hava dolsun diye

 

nem ve blirsizlik uçup giitti zihnimden

 

geri kalan soğuk duvarlar ve yanlızlığım

 

değişen bişi olmadı yani

 

zaman geçtikçe kıpının arkasından sızan ışık gibi

 

sızıcaktı içeriye kovduklarım

 

lakin ozamana kadar ben o  duvarlardan ayrılmış olmak istiyorum

 

o duvarlara kazıdığım resimleri bir daha görek istemiyorum

 

daha fazla yazmak istemiyorm.........................................................................................................

 

 

 

 

02:05 - 3/2/2006 - yorum {1} - yorum yaz

kişilik kayıpları no:1

cenazemi kaldırdım bugün

kar yığını kefenim

yağmur çaldı kefenimi

bir analiz sonucu

belirsiz cümleler arka arkaya

düşene tekme düzeninde

her duam da iyimserlik beslerken

beslediğim umutlar gözümü oydu

kalbimi söktü baş köşeye koydu

soluklarım düzensiz

damarlarımda gezen sıvının yoğunluğunu oluşturan alkol

gizli düşünceleri araladım

utanmadım

utandırdım

her günah bir ego

künahlarımda boğulmak istiyorum

dumanından boğuluyorum

içtiğim sigaranın.

bana beni anlatın

belkilerden uzak

net görüntüler sunun önüme

herşeye kabulüm artık

elim kolum bağlı oturmaktan iyidir yanlış yapmak

yaptığım her ynlış beni doğruya bir adım yaklaştıracakken.

nefes alamıyorum ,

boynumdaki halat kaç düğümden oluşuyor ?

sewdiğim insanların gözyaşlarında boğuluyorum

kurtarın.

 

çaresizliğim

sloganım olmuş bu aralar

 

umursadıklarım kefenimi dikti

hırsız oldum cesetimi çaldım

 

toprak ıslak

 

tanrı bir kalemde

 

gözümün içine okyanuslar.

 

renkler soluk yitirmiş gerçekliğini

 

kısık çıkğlıklar

 

yanmış kipriy çöpleri

 

izmarit benliğim

 

zehir dolu

 

fareler bile yanaşmıyor artık yanıma

 

dudaklarım hala bir kaç cümle

 

ölmeden önceki son cümlelerimi oluşturmaya çalışıyorum

 

doğrunun onunde duruyorum

 

acıyı çekemez olmuş bedenim.

 

acıyı çekemez olmuş bedenim.

 

acıyı çekemez olmuş bedenim.

 

istifamı verdim tanrının masasına bıraktım

 

red edildi cevabını

 

bozuk asansör kapısında okudum

 

aynalardan sakındım

 

kendimden nekadar uzaklaşabilirdim

 

kiralık katil oldum.

 varlığımın farkına ben bile varamadım

tanrıyı hiç suçlamadım

 

dilimdeki küfürler

meleklerin kanatlarından dökülen tüyler

 

lanetimin virgüllerine denk geliyorum noktaya ulaşamıyorum

 

yanan bedenler

soğukta bu ateşten faydalanan

kimsesizler

 

 

parmak uçlarım kırılgan

yazılarım , yorumlarım kemirilmeye müsait

benide kemirsinler ve bitirsinler

 

sonumu görmekten korkuyorum artık

 

sonumu...

 

sonum...

 

son...

 

s...

 

ssssalla gitsin.

 

ölmüş ruhlardan

 

her gün acılarla sewişmekten

 

daha kötüsünü göremiyorum

 

görebildiğim herşey

 

yanlızlığıma inat

 

herkes gibi yanlız doğdum

ben ağladım millet bayram etti

şimdi

sonum geldi

ben bayram edicem

millet ağlicak

 

ılık bir yağmur yağıcak

şehrim ıslanıcak

 

sokaklarında çocuklar oyunlar oynayacak

 

ışıklar gece yanmiyacak

 

ben gelicem geri

 

hiç gitmediğim gibi

 

 hiç gelmediğim gibi

 

kolayca kaldırdını z cenazemi

kutlarım sizi

 

iki damla tuzlu su

yanklarınızda ki.

 

şimdi.

 

gidiş dönüş biletimi ucuza aldım

sessizliğin içinde kaybolan ruhlar gibi

sistemin katili olmuşum

savaşı ben kazandım

lakin

muharebe sonuçlanırken şans ondan yanaydı

şansa hiç inanmadım

 

hatalarımın ardı kesilmedi

inançlarımın bana getirisi mi olmalıydı

ama geç kaldım

 

küçük bir cucuğun iğneden korkması gibi bişi bu duygu

 

yaşadığımı hissediyorum ama

ben olduğumdan emin değilim

emin olduğum bişi kalmadı artık

sendeledim

sağım solum

ebe sobe

tanrı çık ortaya

mızıkcılık yapıyosun ama hep.

 

belleğimin kaç kaçını

adadım bu hayata

yinede hissedemedim duyguların hepsini

sözlerim hep saçma

açık gidecek gözlerim

 

buluşlarım hep sınıfsız

 

bulunduğum noktayı keşfedebilsem

 

sınıflandırılmamışım ki

 

yerim yurdum belli değil

 

beyaz çarşaftaki

 

küçük kan damlası misali

 

dikkat çeker,

 

manasız,

 

ilgi çeker,

 

tarafsız,

 

mide bulandırır,

 

hayat kurtarır,

 

kan damlası.

 

gökyüzüne yüzümü dayadım.

soğukluğunu ruhuma kattım

yıldızları ceplerime doldurdum

yola koyuldum

 

 

sigaramın dumanı

böceklerin korkulu rüyası

 

onlara görede ben bir tarıyım sanırım

sanışlarım

sanmalarım

aldanışlarım

alkışlarım

katlanışlarım.

 

öpücüklere boğulmak istiyorum

sewişmelerin sahteliğinde

karşılık beklemeden

karşılık vermeden

buzzz gibi.

üşüyorum.

 

akımlarım

 

kalplerde

 

bıraktığım o lanet izler

 

elbet bir gün silinip gider.

 

tarihlerin

yetersizliğinde gölgedeki bonzai ağacım

 

kin dolu bıkkınlıklarım

ciddi sabırlar dolu sabun kalıplarım

günahlarımdan arınma çabalarım

 

ırkcılığa bir gece kondu diktim

nehirlerim buharlandı.

ciceklerim soldu kurudu

kuru yaprakları

toprağa gömdüm

başında dualar ettim

yalvarışlarımı duyurdum

 

işe yaramayacağını söyleğyen sağ duyum

 

 vaz geçişlerim

size oldumu hiç

dinginliğiniz okyanus oldumu

yağmur damlalarının sesleri duyuldumu.

 

künahlarınız yanarken suzluktan dudaklarınız kurudumu

 

kendimi kaybedişlerim

kişilik kayıplarım

 

kelimelerin oynadığı oyunlar

kalıplarımın kırlışı

ağlama duvarlarlarım

ağlama

yosun tuttun

ağlama artık.

 

Kişilik kayıplatım No:1

 

 

23:21 - 2/2/2006 - yorum {1} - yorum yaz

Sonraki Sayfa
Tanım
hayata dair en temel anlamları içinde saklar: nefes aldığın sürece yaşarsın ve tabii nefes verebildiğin sürece, hayattan beslendikçe varolursun ve de hayata katabildiğin sürece. ezelden gelen tecrübesini dinlesek şu bedenin, ruha neler anlatır...

""Derin 1 nefeS""
""İlk ve son nefesim arasındA""
""NefesleriM""
""Nefes alanlaR""

""en son aldığım nefes""
- UZUN SÜREDİR NEFES ALAMIYORDUM
- KORKU
- desteksiz
- zaman nın değeri
- tepkimedir hayatın kendisi
- devam ettim...
- parçalandım...
- kabus denemeleri
- kişilik bilmem neyim no:2
- kişilik kayıpları no:1

""nefes alanlar""
- jojo
- darkangel
- cadikazani38
- dirence
- achlys
- perfect
- adaynur2
- karamelek38
- veneficus